İçeriğe geç
Yükleniyor000
Hukuki görüşler
Savunma Hakları6 dk okuma

Bir olayla ilgili yapılan paylaşımlar, ifadeye çağrılmama hakkınızı sınırlayabilir ve yeni delillerin elde edilmesini sağlayabilir. Hangi platform, hangi içerik, ne zaman riskli — dosya türüne göre değişen tablo.

Bir gönderi, bir hikâye, bir tepki emojisi — bazen dosyanın seyrini değiştirir, bazen hiçbir şeyi değiştirmez. Fark, içeriğin değil; içeriğin hangi dosyada ve hangi anda değerlendirildiğidir. Aşağıda sosyal medya paylaşımlarının ceza dosyasına nasıl girebildiğini ve savunmanın bu konuda neler yapabileceğini bölüm bölüm ele alıyoruz.

Paylaşım, savunma hakkını nasıl etkiler?

Önce doğru çerçeveyi kurmak gerekir. Sosyal medya üzerinden yapılan paylaşım, ifadenin bir uzantısı gibi düşünülür; ama ifade ile aynı hukukî statüde değildir. Ifade, ancak usulüne uygun alındığında dosyaya delil olarak girer. Sizin gönderdiğiniz bir içerik ise dosyaya ancak adli makamca elde edildiğinde yoluyla girebilir: karşı tarafın gönderilerinizi dilekçeye eklemesi, tanık ifadesiyle aktarması, kolluğunuzca bildirilmesi ya da doğrudan adli makamca talep edilip elde edilmesi.

Buradaki fark önemlidir. Çünkü yazdığınız her şey dosyaya otomatik olarak girmez; ama bir kez girdiğinde artık sizin kontrolünüzde değildir. O andan itibaren içerik, hükmün dayanağı olabilecek bir delil hâline gelir ve değerlendirilmesi dosyanın bütünü içinde yapılır.

Susma hakkı ile paylaşım arasındaki bağ

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 147'nci maddesi uyarınca, şüphelinin ifadesi alınırken kendisine suç hakkında açıklama yapmamasının kanunî hakkı olduğu bildirilir. Yani ifade vermek zorunlu değildir; susmak da bir ifade biçimidir.

Günlük paylaşımlar bu hakkın fiilen yerine geçebilir. Gözaltı ya da yakalama sırasında “ifade vermiyorum” demek yerine, sosyal medyada olayla ilgili tek bir cümle paylaşmak, sonraki aşamalarda aleyhinize kullanılabilir. Susma hakkından söz etmeden önce, o anda hangi kanaldan ne söylediğinizin bilinmesi gerekir.

Paylaşımlar hangi yollarla elde edilir?

Günlük paylaşımların dosyaya giriş yolları bellidir. Hangi yolun işlediği, dosyanın türüne ve olayın seyrine göre değişir:

  • Tanık ifadeleri — Olayı gören ya da duyan kişiler, gördüklerini aktarırken gönderilerden söz edebilir.
  • Mağdur ve suçtan zarar gören başvuruları — Mağdur taraf, olaya dair ek delil olarak ekran görüntüsü sunabilir.
  • Bilişim incelemesi — Adli makam, gerekli gördüğü hâllerde cihaz ya da hesap incelemesi talep edebilir.
  • İhbar ve şikâyet değerlendirmesi — Dilekçelerde gönderilere doğrudan atıf yapılabilir.

Dosyaya lehine delil de girmeli

Yargılama usulünün temel ilkelerinden biri, dosyada yalnızca aleyhe değil lehine olan delillerin de toplanmasıdır. Lehinize olan delillerin yok sayılması, savunmanın çalışmadığı bir dosyada sonuçlanır. Sosyal medya bağlamında bu bazen sizin aleyhinize görünen bir gönderinin bağlamından çıkarılması, bazen de dosyada hiç bulunmayan bir görüntünün dosyaya kazandırılmasıdır.

Bu talepler doğrudan yapılabilir: tanık dinlenmesi, teşhis, kayıt incelemesi ya da delil toplama talepleri dosyaya eklenir. 5271 sayılı Kanun'un 217'nci maddesi gereğince hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu da gönderiler dosyaya girdiyse, savunmanın onları duruşmada ayrı ayrı sorgulayabilmesi anlamına gelir.

Pratik olarak ne yapmalı?

Aşağıdaki dört madde, bu konuda dosyayı korumanın en ucuz yolunu anlatır.

  • Dosya varsa o günden itibaren paylaşım yapmayın. Bu bir tavsiye değil, dosyanın seyrini korumanın en düşük maliyetli yoludur.
  • Silmek delil değildir. Bir gönderiyi silmek, o içeriğin başka bir yerden (yedekleme, tanık cihazı, ekran kaydı) elde edilmesini engellemez.
  • Kendiliğinizden açıklama yapmak yerine, dosyanın ne olduğunu avukatınızla konuşun.
  • Eldeniz, cihaz ve hesap yedeklerini değiştirmeden önce dosyanın durumunu yazılı olarak öğrenin.

Not

Yararlanılan mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun ifadeye çağırma, ifade ve sorguda yasak usuller ile delilleri takdir yetkisine ilişkin hükümleri; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu; adli makamların yerleşik uygulamaları. Bu yazı genel bilgi amaçlıdır; kendi dosyanız için büroyla görüşün.

Diğer yazılar

Tüm görüşler

Ücretsiz ön görüşme

Dosyanızın
ne olduğunu birlikte okuyalım.

İlk görüşme ücretsizdir ve avukatlık ücreti alınmaz. Görüşme sonunda dosyanızın durumuna ve savunma planına dair yazılı bir not ile ayrılırsınız. Dosyanız başka bir ildeyse de Türkiye’nin her yerindeki mahkemelerde savunma yürütüyoruz.

2009'dan bu yana İstanbul'da ceza hukuku ve bireysel savunma alanında hizmet veriyoruz. Dosyanın her adımı yazılı olarak bildirilir; sonucu vaat etmeyiz, dosyanın bütününü okumayı taahhüt ederiz.

Bölümler

  • Tüm siteler

Çalışma saatleri

  • Pazartesi–Cuma09:00–18:30
  • Cumartesi10:00–14:00
  • PazarAcil durum hattı

Baro

İstanbul Barosu
Sicil No 128490
Kara & Özdemir Avukatlık

Caferağa Mah. Moda Cad. No: 114/3, Kara & Özdemir Avukatlık Ofisi, Kadıköy, İstanbul
@kara.ozdemir.hukuk

© 2026 Kara & Özdemir Avukatlık · Tüm hakları saklıdır.
Bu sitedeki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olay değerlendirmesi yerine geçmez ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz.