İçeriğe geç
Yükleniyor000
Hukuki görüşler
Usul5 dk okuma

İtiraz ve temyiz süreleri kısa ve kesindir. Tebligat tarihinden itibaren işleyen süreçte dosya teslimi, hüküm yazımı ve VUK tescil sürelerini birlikte izleyen bir takip listesi.

Kanun yollarına başvuru süreleri kısa ve kesindir. Süresi geçmiş bir dilekçe, içeriği ne kadar güçlü olursa olsun incelenmez. Aşağıda itiraz, istinaf ve temyiz sürelerinin bugün geçerli olan hâlini ve dosyanın seyrini birlikte izleyen pratik bir takip listesini paylaşıyoruz.

Süreler bugün ne kadar?

1 Haziran 2024'te yürürlüğe giren düzenlemelerle kanun yollarına başvuru süreleri yeniden düzenlendi. Bugün geçerli olan tablo şöyledir:

Buradaki iki hafta, takvimde on dört gün demektir. Sürenin işlemeye başladığı gün sayılmaz; yani kararın size tebliğ edildiği gün birinci gün değildir.

  • İtiraz (CMK m.268) — Kararın tebliğinden itibaren iki hafta.
  • İstinaf (CMK m.273) — Hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta.
  • Temyiz (CMK m.291) — Hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta.
  • Eski hâle getirme (CMK m.41) — Engelin kalkmasından itibaren iki hafta.
  • Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz (CMK m.173) — Kararın tebliğinden itibaren iki hafta.

Süre tebliğ tarihinden başlar

Süre hesabında esas alınan tarih, kararın size ulaştırıldığı tarihtir; kararın yazıldığı tarih değil. Tebliğ tarihi genellikle tebligatın üzerinde ya da dosya kayıtlarında yer alır. Vergi Usulü Kanunu'ndaki süre hesabı kuralına göre sürenin başladığı gün sayılmaz ve süre mesai saatinin bitiminde biter.

Bu yüzden dosyada “karar tebliğ edildi” tarihi her zaman yazılı olarak aranmalıdır. Tebligat tarihi bilinmeden yapılan süre hesabı, bu alandaki en sık görülen ve en pahalı hatadır.

Adliyeye bizzat giderek kararı öğrenmek, tebliğ edilmiş bir kararın süresini başlatmaz. Öğrenme tarihi ile tebliğ tarihi aynı şey değildir; süre tebliğ tarihinden işler.

Dosyada izlenmesi gereken takip listesi

Bir dosyanın süre riski taşımaması için tek bir kayıt yeterlidir: tebliğ tarihleri. Bunun dışında dosyanın seyrini şu başlıklarla birlikte izlemek gerekir.

  • Tebliğ tarihi — Kararın size ulaştırıldığı tarih ve tebligatın türü.
  • Dosya teslimi — İtirazda dosya ilk derece mahkemesine verilir; mahkemece itiraz merciine, yani bölge adliye mahkemesi ceza dairesine gönderilir.
  • Hüküm yazımı ve tebliği — Gerekçeli kararın tebliği ile istinaf ve temyiz süreleri işlemeye başlar.
  • Temyiz dilekçesinin niteliği — Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini başvurusunda göstermek zorundadır (CMK m.294); süre içinde verilen temyiz dilekçesinin nedenleriyle birlikte hazırlanması gerekir.
  • Kesinleşme kaydı ve tescil — Hüküm yazımı, kesinleşme kaydı ve adli sicile tescil işlemleri dosyanın seyrini belirler; bu aşamadaki gecikme, infaz ve ceza kaydı tarafında sorun yaratabilir.
  • Usulî işlem kaydı — Her tebliğ ve her usulî işlem dosyaya işlenir; tebligat tutanaklarının bir kopyasını talep edin.

Süre kaçırılırsa ne olur?

Bir dilekçenin süresinde verilmemesi, çoğu durumda o kanun yolunun kullanılamaz hâle gelmesi demektir. Süresinde verilmeyen itiraz için kanun yolu kapanır ve esas inceleme yapılmaz.

Ancak bu, dosyanın tamamen bittiği anlamına gelmez. Eski hâle getirme dilekçesi, sanık lehine karar verilmesi istemi, temyiz dilekçesinin tamamlayıcı eki ve bireysel başvuru gibi yollar dosyanın sonraki aşamalarında hâlâ gündeme gelebilir. Bunun için dosyanın bütününe bakmak gerekir.

Süre içinde verilen dilekçe nedeniyle önemlidir?

Kanun yollarının ikinci niteliği, sürenin kendisi kadar içeriğidir. Dilekçe yalnızca “itiraz ediyorum” ya da “temyiz ediyorum” ibaresinden ibaret kalırsa mahkeme, kararı aynı gerekçeyle yeniden verebilir. Süre içinde verilen bir dilekçenin dosyayı değiştirmesi, ancak dayanağının somutlaştırılmasıyla mümkündür.

Bu nedenle itiraz dilekçesi, kararın hangi yönden ve hangi gerekçeyle hatalı olduğunu madde madde gösteren bir metindir; temyiz dilekçesi ise hükmün neden bozulmasını istediğini açıkça gösterir ve usulî hatalar ile esasa ilişkin itirazları birlikte kapsayabilir. İkisi de aynı dosyanın farklı halkalarına bakmak zorundadır.

Süreyi kim takip eder?

Süre, avukatın tek başına takip ettiği bir iş değildir; ama dosyanın her aşamasının yazılı olarak bildirildiği bir çalışma biçimi, süre riskini ortadan kaldıran tek yöntemdir.

Bu nedenle tebliğ tarihleri dosya takibinin en temel kaydıdır. Bir kararın tebliğ edildiği andan itibaren dosya için kayıt tutmayan bir çalışma düzeni, sonradan yazılı bir dosya notuyla telafi edilemez.

Not

Yararlanılan mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun itiraz, istinaf, temyiz ve eski hâle getirme sürelerine ilişkin hükümleri; 12.03.2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanun; Vergi Usulü Kanunu'nun süre hesabı hükümleri. Süreler karar tarihine göre değiştiği için her dosyada ayrıca doğrulanır. Bu yazı genel bilgi amaçlıdır.

Diğer yazılar

Tüm görüşler

Ücretsiz ön görüşme

Dosyanızın
ne olduğunu birlikte okuyalım.

İlk görüşme ücretsizdir ve avukatlık ücreti alınmaz. Görüşme sonunda dosyanızın durumuna ve savunma planına dair yazılı bir not ile ayrılırsınız. Dosyanız başka bir ildeyse de Türkiye’nin her yerindeki mahkemelerde savunma yürütüyoruz.

2009'dan bu yana İstanbul'da ceza hukuku ve bireysel savunma alanında hizmet veriyoruz. Dosyanın her adımı yazılı olarak bildirilir; sonucu vaat etmeyiz, dosyanın bütününü okumayı taahhüt ederiz.

Bölümler

  • Tüm siteler

Çalışma saatleri

  • Pazartesi–Cuma09:00–18:30
  • Cumartesi10:00–14:00
  • PazarAcil durum hattı

Baro

İstanbul Barosu
Sicil No 128490
Kara & Özdemir Avukatlık

Caferağa Mah. Moda Cad. No: 114/3, Kara & Özdemir Avukatlık Ofisi, Kadıköy, İstanbul
@kara.ozdemir.hukuk

© 2026 Kara & Özdemir Avukatlık · Tüm hakları saklıdır.
Bu sitedeki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olay değerlendirmesi yerine geçmez ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz.